Değerli Riddick takipçileri, bu yazımızda “İbad nedir” ile ilgili sık sorulan soruları yanıtlıyoruz.
İbad Nedir? Kalbimde Sessizce Büyüyen Bir Anlamın Hikâyesi
Kayseri’de yaşadığım küçük apartman dairesinde, çoğu gecenin sonunda yaptığım gibi yine günlüğümü açmıştım. Saat gece yarısını biraz geçmişti. Dışarıda Erciyes’in soğuk havası şehrin sokaklarında dolaşıyor, camın kenarında duran kahvem çoktan soğumuş olmasına rağmen ben hâlâ aynı cümleye bakıyordum:
“İnsan gerçekten ne için yaşar?”
Bu soruyu ilk kez sormuyordum kendime. 25 yaşındaydım ve yıllardır günlük tutuyordum. Bazen yaşadığım mutlulukları, bazen içimde kimseye anlatamadığım kırgınlıkları yazıyordum. Günlüklerim benim en yakın dostum gibiydi. Kimseye söyleyemediğim şeyleri oraya bırakıyordum.
O gece içimde garip bir boşluk vardı. Dışarıdan bakıldığında hayatımda büyük bir sorun yoktu. İşim vardı, ailem yanımdaydı, sevdiğim insanlar hayatımdaydı. Ama yine de içimde tamamlanmamış bir şey hissediyordum.
Belki de aradığım şey, sadece daha fazla başarı ya da daha fazla mutluluk değildi. Belki de ruhumun ihtiyaç duyduğu başka bir anlam vardı.
İşte o gece günlüğüme ilk kez şu kelimeyi yazdım:
“İbad.”
İbad Nedir? Kalbin Yaratıcıya Yönelme Hikâyesidir
İbad nedir diye düşündüğümde, eskiden aklıma sadece belli davranışlar gelirdi. Bir görevi yerine getirmek, yapılması gerekenleri yapmak gibi düşünürdüm. Ancak zamanla anladım ki ibadet sadece dışarıdan görünen hareketlerden ibaret değildi.
İbad; insanın kalbiyle, davranışlarıyla ve niyetiyle Allah’a yönelmesi, O’na yakınlaşma çabasıdır. Bir insanın sadece belli zamanlarda yaptığı bir şey değil, hayatının her anına anlam katan bir bağdır.
Bunu anlamam bir anda olmadı.
Bazen insan bazı gerçekleri yaşadığı küçük olaylarla fark ediyor. Ben de bunu büyük bir dersle değil, çok sıradan bir günün içinde öğrendim.
Kayseri’de Geçen Soğuk Bir Sabah
O sabah Kayseri’de hava oldukça soğuktu. Pencereden dışarı baktığımda sokakların sessizliğini izliyordum. İnsanlar işe yetişmek için hızlı adımlarla yürüyor, herkes kendi telaşının içinde kayboluyordu.
Ben de aynıydım.
Son zamanlarda kendimi sürekli yetişmeye çalışırken buluyordum. Daha çok kazanmak, daha başarılı olmak, daha iyi bir hayat kurmak istiyordum. Ama ne kadar uğraşırsam uğraşayım içimdeki huzursuzluk azalmıyordu.
Bazen geceleri yatağa uzandığımda büyük bir yorgunluk hissediyordum. Bu sadece bedenimin yorgunluğu değildi. Sanki ruhum da yorulmuştu.
O sabah dedemle otururken ona içimdeki bu duyguyu anlattım.
“Bilmiyorum dede,” dedim. “Her şey yolunda gibi ama içimde bir eksiklik var.”
Dedem uzun süre sustu. Sonra çayından küçük bir yudum aldı ve bana şöyle dedi:
“İnsan bazen dünyayı düzeltmeye çalışırken kendi kalbini ihmal eder.”
Bu cümle beni çok etkiledi.
Çünkü gerçekten de uzun zamandır kendi iç dünyamı dinlemiyordum.
İbadetin Sadece Bir Alışkanlık Olmadığını Anlamak
O günden sonra ibadetin anlamı üzerine daha fazla düşünmeye başladım. Kendime sık sık “İbad nedir?” diye soruyordum.
Cevabı sadece kitaplarda değil, hayatın içinde aramaya başladım.
Birine yardım etmek, güzel bir söz söylemek, anne babanın gönlünü almak, sahip oldukların için şükretmek… Bunların hepsinin insanın kalbini güzelleştiren yönleri olduğunu fark ettim.
Çünkü ibadet insanı değiştiren bir yolculuktu.
İnsan ibadet ettikçe sadece görevlerini yerine getirmiş olmuyordu. Aynı zamanda sabrı öğreniyor, şükretmeyi öğreniyor, kalbini temizlemeye çalışıyordu.
Bunu fark ettiğimde içimde büyük bir heyecan oluştu. Çünkü uzun zamandır aradığım şeyin aslında çok uzaklarda olmadığını hissettim.
Bazen mutluluğu büyük değişimlerde arıyoruz. Daha fazla para, daha büyük başarılar, daha farklı hayatlar…
Ama bazen insanın ihtiyacı olan şey, kendi kalbine yeniden dönmesidir.
Bir Günlüğün Sayfalarında Değişen Ben
Günlüğümde o dönemden kalan birçok sayfa var.
Bazılarında hayal kırıklıklarımı yazmışım.
“Bugün yine kendimi yetersiz hissettim.”
“İnsanların düşüncelerine çok fazla önem veriyorum.”
“Neden içimde sürekli bir telaş var?”
Bu cümleleri şimdi okuduğumda geçmişteki halime sarılmak istiyorum.
Çünkü o zamanlar kendime çok sert davranıyordum.
Her şeyi hemen çözmek, her sorunun cevabını hemen bulmak istiyordum. Oysa bazı şeyler zamanla olgunlaşıyordu.
İbadetin bana öğrettiği en önemli şeylerden biri de buydu: Sabır.
Her şeyin hemen gerçekleşmesini beklememek, bazen beklemenin de bir anlam taşıdığını kabul etmek…
Kalpte Hissedilen Bir Yakınlık
İbadet benim için zamanla sadece yapılan bir görev olmaktan çıktı. İçimi sakinleştiren, kendimi toparlamama yardımcı olan bir bağ haline geldi.
Zor bir gün geçirdiğimde, hayal kırıklığı yaşadığımda veya gelecekle ilgili endişelendiğimde kendime dönüp düşünmeye başladım.
Çünkü insanın hayatında kontrol edemediği birçok şey var.
Bazen istediğimiz bir şey olmaz.
Bazen çok emek verdiğimiz bir kapı açılmaz.
Bazen sevdiğimiz insanlar bizi üzer.
Ben de bunları yaşadım.
Beklediğim bir haber gelmediğinde büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. Kendimi başarısız hissettiğim zamanlar oldu. Gelecekle ilgili korkularım arttı.
Ama zamanla şunu öğrendim:
İnsanın bütün yükünü tek başına taşımaya çalışması çok yorucu.
Kalbini daha büyük bir anlamla beslemek ise insana güç veriyor.
Küçük Bir Akşam ve Büyük Bir Farkındalık
Bir akşam yine günlüğümün başındaydım. O gün zor geçmişti. Bazı işler istediğim gibi gitmemiş, kendimi oldukça üzgün hissetmiştim.
Normalde böyle zamanlarda kendimi suçlardım.
“Daha iyi yapmalıydın.”
“Daha çok çalışmalıydın.”
“Yine eksik kaldın.”
Bu düşünceler zihnimde dönüp dururdu.
Ama o akşam farklı hissettim.
İlk defa kendime daha anlayışlı davrandım. Çünkü insanın sadece hatalarıyla değil, çabalarıyla da değerli olduğunu düşündüm.
Sayfaya şu cümleyi yazdım:
“Belki de ibadet, insanın önce kendi kalbindeki karmaşayı sakinleştirmesine yardım eder.”
O cümleyi yazarken içimde büyük bir huzur hissettim.
İbadet İnsan Hayatına Nasıl Dokunur?
İbadetin insan hayatındaki etkisi sadece manevi bir his değildir. Aynı zamanda insanın davranışlarına da yansır.
İbadet eden insan daha sabırlı olmaya çalışır. Daha anlayışlı davranmayı öğrenir. Sahip olduğu nimetlerin farkına varır.
Ben kendi hayatımda bunu küçük şeylerde gördüm.
Eskiden yoğun olduğum zaman ailemle geçirdiğim vakti bazen gereksiz görürdüm. Şimdi ise o anların ne kadar değerli olduğunu daha iyi anlıyorum.
Eskiden küçük bir başarısızlığı büyük bir kayıp gibi görürdüm. Şimdi ise her deneyimin bana bir şey öğrettiğini düşünüyorum.
İbadet, insanın bakış açısını değiştiren sessiz bir eğitim gibidir.
Geçmişteki Kendime Yazdığım Mektup
Geçenlerde eski günlüklerimi karıştırırken 20 yaşındaki halime ait bir sayfa buldum.
Orada çok kaygılı bir genç vardı.
Her şeyi çözmeye çalışan, herkes tarafından kabul edilmek isteyen, hata yapmaktan korkan biri…
O sayfayı okuyunca duygulandım.
Çünkü o genç, aslında sadece huzur arıyordu.
Bugünkü halimle geçmişteki kendime bir mektup yazacak olsam şunları söylerdim:
“Her şeyi tek başına taşımaya çalışma. Kalbini dinle. Kendine zaman ver. Hayat sadece hedeflerden ibaret değil. Seni ayakta tutan görünmeyen bağları fark et.”
Belki de ibadetin en güzel taraflarından biri buydu.
İnsana kendisini hatırlatması.
“İbad nedir” konusunda merak ettiklerinizi bu yazımızda ele almaya çalıştık. Riddick okurları için daha fazlası yolda!
İbad Nedir? Sorunun Cevabı Kalpte Saklıdır
Bugün biri bana “İbad nedir?” diye sorsa, ona sadece bir tanım yapmam.
Ona kendi hikâyemi anlatırım.
Çünkü benim için ibadet, zor zamanlarda sığındığım bir anlamdır.
Mutlu olduğumda şükretmeyi hatırlatan, üzüldüğümde içimi sakinleştiren, kendimi kaybettiğimde yeniden yolumu bulmamı sağlayan bir bağdır.
İbadet insanın sadece yaptığı şeylerle değil, taşıdığı niyetle de ilgilidir.
Bir insanın kalbini güzelleştirme çabasıdır.
Bugün hâlâ günlüğümü yazıyorum. Hâlâ bazen kafam karışıyor, bazen üzülüyorum, bazen gelecekle ilgili endişeleniyorum.
Ama artık içimde eskisi kadar büyük bir boşluk hissetmiyorum.
Çünkü biliyorum ki insanın gerçek yolculuğu sadece dış dünyada değil, kendi kalbinin içinde de devam eder.
Ve bazen en büyük cevaplar, en sessiz anlarda bulunur.
Kayseri’nin soğuk bir gecesinde günlüğümün başında yazdığım o kelime, hayatımda farklı bir kapı açtı:
İbad.
Belki de insanın kendini ve hayatını anlamaya başladığı yer tam olarak orasıdır.